Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde elektrifikasyonun küresel enerji sistemi üzerindeki etkilerini inceleyen özel raporunu yayımladı.
Türkiye ve Avustralya’nın talebiyle hazırlanan rapora göre elektrik bugün dünya nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 23’ünü karşılıyor. Mevcut teknolojilerin maliyet etkin biçimde yaygınlaştırılması halinde bu oranın yüzde 33’e kadar çıkarılabileceği hesaplanıyor. Böylece COP31 kapsamında tartışılan 2035’te yüzde 35 elektrifikasyon hedefinin ulaşılabilir bir noktaya gelebileceği belirtiliyor.
Enerji ithalatı azalabilir
IEA’nın yüksek elektrifikasyon senaryosunda enerji ithal eden ülkelerin faturalarının 2035’te, 2025 seviyelerine kıyasla yılda 400 milyar doların üzerinde azalabileceği hesaplanıyor. 2026’daki daha yüksek enerji fiyatları esas alındığında yıllık tasarruf 500 milyar doların üzerine çıkıyor.
Elektrifikasyonun en büyük potansiyellerinden biri ulaşımda görülüyor. Elektrikli otomobil, motosiklet, kamyon ve otobüsler halihazırda küresel petrol talebini günde yaklaşık 2,3 milyon varil azaltıyor.
IEA’nın yüksek elektrifikasyon senaryosunda bu miktarın 2035’te günlük yaklaşık 18 milyon varile ulaşabileceği öngörülüyor.
Şebekelere daha fazla yatırım gerekecek
Elektrifikasyonun hızlanması elektrik altyapısında da büyük bir dönüşüm gerektiriyor. IEA, üretim kapasitesinin yanı sıra elektrik şebekeleri, depolama sistemleri ve esneklik sağlayan teknolojilere yatırımların eş zamanlı artırılması gerektiğini vurguluyor.
Rapora göre ulaştırma, binalar ve sanayide daha hızlı elektrifikasyon senaryosu, bu üç sektörün enerji kaynaklı karbondioksit emisyonlarını 2035’e kadar yüzde 40 azaltabilecek.
IEA raporu, Türkiye’nin COP31 dönem başkanlığı kapsamında elektriğin nihai enerji tüketimindeki küresel payını 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarma hedefinin tartışıldığı dönemde yayımlandı.

Yorumlar kapalı.