Tijuana Nehri’nde biriken atıklar, beklenenden daha uzak mesafelere ulaşarak San Diego’nun havasını kirletiyor.
Atıkların Ulaşım Mesafesi Beklentilerin Üzerinde
California’daki UC Riverside araştırmasına göre, Tijuana Nehri’ne dökülen atıklar, hava yoluyla San Diego’nun havasını etkileyerek kaynağından 20 mil uzakta tespit edilebiliyor. Bu durum, kirlilikle mücadelede yeni bir boyut açıyor.
Kimyasal Bileşenler ve Hava Kalitesi
Tijuana Nehri, tuvaletlerden gelen arıtılmamış atık su, sanayi atıkları ve kentsel yağmur suyu karışımını Pasifik Okyanusu’na taşıyor. Araştırma, atık su kimyasallarının okyanusta uzun süre kalabileceğini ve San Diego kıyısına doğru hareket ederek atmosfere karışabileceğini ortaya koydu.
Önemli Araştırma Bulguları
Atmosfer bilimcisi Karolina Cysneiros de Carvalho, araştırmanın sonuçlarını değerlendirirken, “Bu atıkların havaya karışabileceği zaten biliniyordu, ancak su altında ne kadar mesafe kat edebileceğini şimdi anladık,” dedi. Araştırma, Ağustos ve Eylül 2024 döneminde dört farklı noktadan hava örnekleri toplayarak gerçekleştirildi.
Beklenmedik Su Akışı Değişiklikleri
2024 yazında, Tijuana Nehri’ndeki akışlar olağanüstü bir şekilde artarak günlük 160 milyon ila 207 milyon litre atık suyun okyanusa dökülmesine neden oldu. Bu durum, yaz mevsiminde olağan dışı bir kirlilik olayı yarattı.
Kirliliğin Kaynağı ve Taşınması
Araştırmacılar, dimetil trisülfid adı verilen bir bileşiği izleyerek, bu bileşiğin Tijuana Nehri’nden La Jolla’ya kadar ulaştığını tespit etti. Ancak, dimetil trisülfidin havada uzun süre kalamadığını ve bu nedenle bu mesafeyi nasıl kat ettiğini sorguladılar.
Okyanusun Rolü ve Dinamik Süreçler
Okyanusun, kirleticilerin depolanması ve taşınması için bir sistem sağladığı belirlendi. Dimetil trisülfid su altında daha uzun süre kalabilirken, okyanus akıntıları onu kuzeye taşıyabiliyor. Ayrıca, bazı kimyasallar su içindeki organik parçacıklara geçici olarak bağlanarak atmosferden kaçmasını geciktiriyor.
Gelecek Araştırmalar ve Sonuçlar
Bu bulgular, geleneksel hava kalitesi modellerinin, kirleticilerin atmosfere girmeden önceki süreçleri göz ardı ettiğini gösteriyor. Araştırma, hava ve su kirliliği arasındaki ilişkiyi vurgulayarak, çevresel sorunların birbirinden ayrı ele alınamayacağını ortaya koyuyor.
Hava Kalitesi ve İnsan Sağlığı
Çalışma, tespit edilen kirletici konsantrasyonlarının insan sağlığı için risk oluşturup oluşturmadığını incelemiyor. Ancak, bu bulgular, bilim insanlarının kirlilikle temas olasılıklarını belirlemede nasıl bir yaklaşım geliştirmeleri gerektiğini değiştirebilir.

Yorumlar kapalı.