Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) Roma’daki genel merkezinde düzenlenen Dünya Gıda Haftası kapsamındaki Roma Su Diyaloğu Programı’nda Türkiye’nin su ve kuraklık yönetimine ilişkin çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Türkiye’nin su kaynaklarının iklim değişikliğinin etkilerine karşı korunmasının giderek daha kritik hale geldiğini belirten Yumaklı, kuraklıkla mücadelede kriz ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek yerine riskleri önceden belirlemeyi hedeflediklerini söyledi.
Türkiye’deki 25 havzanın tamamı için Kuraklık Yönetim Planlarının hazırlandığını açıklayan Yumaklı, kuraklığın önceden tahmin edilmesine yönelik altyapının da güçlendirileceğini bildirdi.
Yumaklı, “Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sistemimizi 2027 yılında tamamlamayı hedefliyoruz. Amacımız, kuraklık ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek değil, riski önceden belirlemektir” dedi.
Sistemin tamamlanmasıyla meteorolojik ve hidrolojik veriler üzerinden kuraklık risklerinin daha erken belirlenmesi ve su yönetiminde gerekli önlemlerin önceden planlanması hedefleniyor.
Tarımda üretim su varlığına göre planlanacak
Su yönetimindeki yeni yaklaşım tarımsal üretim planlamasını da kapsıyor. Yumaklı, hangi havzada hangi ürünün üretileceğinin mevcut su varlığı dikkate alınarak bilimsel veriler doğrultusunda planlandığını belirtti.
Bu yaklaşımla hem su kaynaklarının korunması hem de çiftçinin üretim ve gelir sürdürülebilirliğinin desteklenmesi amaçlanıyor.
Türkiye’nin 2026–2035 dönemini kapsayan Ulusal Su Planı da su kaynaklarının korunması, verimli kullanılması ve iklim değişikliğine uyum açısından gelecek 10 yılın yol haritasını oluşturuyor.
Plan; değişen iklim koşullarına uyumdan hidrometeorolojik afetlere, su yönetiminde dijital dönüşümden yatırımların önceliklendirilmesine kadar 8 ana hedef, 31 strateji ve 141 eylem içeriyor.
Su yönetiminde yapay zekâ ve büyük veri dönemi
Ulusal Su Planı kapsamında su yönetiminde dijital teknolojilerin kullanımının yaygınlaştırılması da hedefleniyor. Coğrafi bilgi sistemleri, yapay zekâ, büyük veri ve uzaktan algılama teknolojilerinin su kaynaklarının izlenmesi ve yönetiminde daha etkin kullanılması planlanıyor.
Modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, geri kazanılmış suyun kullanımının artırılması ve su tasarrufuna yönelik uygulamalar da planın temel bileşenleri arasında bulunuyor.
Yumaklı, suyun yalnızca tahsis edilmesi gereken bir doğal kaynak olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek mevcut kaynakların kullanıcılar, sektörler ve ekosistem ihtiyaçları arasında adil, şeffaf ve sürdürülebilir biçimde yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

Yorumlar kapalı.