Avrupa, çelikten kimyaya kadar elektrifikasyonun zor olduğu sektörlerin karbon salımını azaltmak için yeşil hidrojene büyük önem veriyor. Ancak üretim projeleri geliştirilirken hidrojeni uzun vadeli olarak satın alacak müşterilerin aynı hızda ortaya çıkmaması sektörün önündeki temel sorunlardan biri haline geldi.
Nature Energy’de 17 Eylül’de yayımlanan araştırmada Avrupa genelinde 14 binden fazla potansiyel hidrojen kullanıcısı incelendi. Araştırmacılar, yeşil hidrojen talebinin mevcut politika hedeflerinin gerisinde kaldığını belirledi.
Yakınlık talebi artırabilir
Çalışmanın dikkat çekici sonucu, hidrojen kullanan tesislerin birbirine coğrafi yakınlığının dönüşümü hızlandırabilmesi. Bir bölgede hidrojen kullanımına geçen şirketlerin bulunması, yakınındaki diğer potansiyel kullanıcıların da geçişini kolaylaştırabiliyor.
Araştırmaya göre bu coğrafi etkileşimleri dikkate alan talep politikaları, mevcut yaklaşımlara kıyasla maliyet etkinliğini yüzde 41’e kadar artırabilir. Araştırmacılar özellikle AB’nin Hydrogen Valleys programları ve Avrupa Hidrojen Bankası ihalelerinde bu bölgesel yapının daha fazla dikkate alınabileceğini belirtiyor.
IEA da talep sorununa dikkat çekiyor
Uluslararası Enerji Ajansı’nın 2026 Küresel Hidrojen Görünümü de benzer bir tablo ortaya koyuyor. Dünyada düşük emisyonlu hidrojen talebi 2025’te yüzde 20 artmasına rağmen yaklaşık 1 milyon ton seviyesinde kaldı. Yeni alım anlaşmalarının ise yalnızca yaklaşık beşte biri kesin sözleşmelere dayanıyor.
IEA’ya göre büyük ölçekli yatırımların önünü açmak için düşük emisyonlu hidrojene yönelik güvenilir talebin oluşturulması sektörün en önemli eksik halkalarından biri olmaya devam ediyor.
Kaynak: Nature Energy, 17 Eylül 2026; International Energy Agency – Global Hydrogen Review 2026

Yorumlar kapalı.